KMÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen seminere İslami İlimler Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Halit Çalış, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

"Günümüzde bedenlerimiz bir araya gelse de gönüllerimiz buluşmuyor"

Söyleşisine Necip Fazıl Kısakürek'in "Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar" dizeleriyle başlayan Rektör Gökmen, öğrencilerle bir araya gelmeyi özlediğini belirtti.

Gökmen, gerçek anlamda yaşamanın buluşmakla mümkün olduğunun altını çizerek insanın önce Yaratıcısıyla buluşması gerektiğini ifade etti. "Allah'la buluşmak istiyorsanız namaz kılın, konuşmak istiyorsanız Kuran okuyun" hadisini nakleden Rektör Gökmen, "Kişi en çok neyi severse onunla buluşmak ister. Günümüzde maalesef tam anlamıyla buluşmak gerçekleşmiyor. Bedenlerimiz bir araya gelse de gönüllerimiz, zihinlerimiz farklı yerlerde." şeklinde konuştu.

"Ademi imar etmeden alemi imar edemezsiniz"

Eğitim sistemine de eleştiri getiren Rektör Gökmen, "İlkokuldan itibaren meslek sahibi olmanın eğitimini veriyoruz, adam olmanın değil. Para kazanmayı öğretiyoruz, mutlu olmayı değil. Halbuki adam olmak, insan olmak diploma sahibi olmaktan çok daha önemlidir. Çünkü mesleki eksiklikler zamanla giderilebiliyor ama adam olmaktaki eksiklik giderilemiyor." dedi.

Mutlu olmanın yolunun fıtrata uygun yaşamaktan geçtiğini vurgulayan Rektör Gökmen, fıtrata uygun yaşamanın ipuçlarından bahsederek öncelikle kişiliği olan bireyler yetiştirmek gerektiğini belirtti. Erdemli öğretmen, baba ve eş olmadan erdemli bireyler yetiştirmenin mümkün olmadığını söyleyen Gökmen, "Ademi imar etmeden alemi imar edemezsiniz. İnsan, öğrenen ve öğrendikçe mutlu olan fıtratta yaratılmıştır. Bunun için İslam'ın ilk emri oku'dur. Maalesef öğrenmenin hazzını bir türlü tadamıyoruz. Öğrenmek bir hal değişikliğidir. Öğrendiklerimiz bizim zihin ve gönül dünyamızda, davranışlarımızda değişikliğe yol açmıyorsa hamallık yapıyoruz." şeklinde konuştu.

Her gün insan kalabilmek zor mudur?

"Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" hadisini anımsatan Gökmen, Cengiz Aytmatov'a ait "Her gün insan kalabilmek zordur" sözünü irdeledi. Gökmen, "İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır" hadisini zikrederek "Birilerine katkı verme derdiniz yoksa, yaşarken ölmüşsünüz demektir. Hiçbir şey, insanı katkı vermek ve faydalı olmak kadar dinlendiremez. Yine hiçbir şey, insanı hiçbir şey üretmemek kadar yoramaz. Dünyanın en

mutsuz insanı, hedefi ve gayreti olmayan insandır. Başkalarını mutlu etme derdi olmayanlar asla mutlu olamazlar. Necip Fazıl'ın dediği gibi 'tomurcuk derdinde olmayan odun, kütüktür.'" diye konuştu.

Rektör Gökmen, fıtrata uygun her hareketin kişiyi ve muhatabını mutlu edeceğinin altını çizerek "İnsan fıtratından birisi, biriktirmektir. Herkes hayatı boyunca bir şeyler biriktirir. Bizim biriktirdiklerimize göre öbür tarafta karar verilecektir. Yani nihai karar, biriktirdiğimiz tebessüm ve nefretlere göre verilecektir. Bu nedenle hepimiz tebessüm biriktirme gayreti içinde olmalıyız." dedi.

Fıtrata uygun yaşamanın ipuçlarından birisinin de işini iyi yapmak olduğunu söyleyen Gökmen, "Allah, işini iyi yapanları sever" hadisini anımsattı. Gökmen, "Hayatın değeri, neler yaptıklarımızla değil, nasıl yaşadığımızla ilgilidir. Basit iş yoktur. En sıradan iş bile çok büyük başarılar getirecek potansiyeldedir." diyerek "Başarının sırrı, alelade işleri, hiç de alelade olmayacak şekilde yapmaktır." sözünü hatırlattı.

"Hayatta kazanımlarımızın artması için öncelikle rutinimizi değiştirmeliyiz. Her gün aynı şeyleri yaparak hayat standardımızın değişmesini beklememeliyiz." diyen Gökmen, "Allah için rutinimizi değiştirmeliyiz ki Allah da bizim için rutinini değiştirsin." şeklinde konuştu.

"Bir teşehhüd miktarı buluşmak"

Gökmen son olarak "Hayat, şahitlerin sayısını artırma serüvenidir. Bir teşehhüd miktarı da olsa bu buluşmadan dolayı hepinize teşekkür ediyorum." diyerek konuşmasını tamamladı.

Söyleşinin ardından KMÜ İslami İlimler Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Halit Çalış, Rektör Gökmen'e üzerinde "Sabr-ı cemîl ile nâil olup târih dedim fethine / Yâ Fettâh u Mâni', eyle bu binâyı hâliden ebedâ" yazılı tabloyu hediye etti. Çalış, tablonun İslami İlimler Fakültesi Türk İslam Edebiyatı Araştırma Görevlisi Abdullah Muaz Güven tarafından kaleme alındığını ve son satırın ebced değerinin 2016 tarihini verdiğini dile getirerek "Sabri Gökmen Hocamız, fakültemizin her aşamasında nihayetsiz hizmetlerde bulundu. Eski geleneğimizde bir eğitim kurumu, cami, medrese inşa edilirse bunun açılışına tarih düşülür. Bu tabloyu tüm fakülte mensuplarımız adına kendisine takdim ediyorum. Bu, bir tarih düşmedir." dedi. Hediye takdiminin ardından etkinlik sona erdi.