Dünya Organ Nakli Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi ve Suudi Arabistan Organ Nakli Direktörü Prof. Dr. Faissal Shaheen, kadavradan yapılacak organ nakillerinin artırılması için hastane personelinin çok iyi eğitilmesi gerektiğini belirterek, medyanın da bağış ve nakil konusunda önemli bir görevi bulunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Shaheen, Türkiye Organ Nakli Vakfı'nın (TONV) Koordinatörlüğünde, Sağlık ve Ekonomi bakanlıkları, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) desteğiyle yürütülen Uluslararası Organ Nakli Ağı Projesi kapsamındaki üçüncü medya çalıştayında, soruları yanıtladı.

 

DÜNYA NÜFUSUNA PARALEL OLARAK HASTA SAYISI DA ARTIYOR

Afrika ve Körfez ülkelerinde faaliyet gösteren medya kuruluşlarından 30 yabancı gazetecinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayı çok önemli ve verimli bulduğunu dile getiren Shaheen, organ yetmezliğinin en iyi çözümünün nakil yapılması olduğunu söyledi.

Faissal Shaheen, her yıl dünya nüfusuna paralel organ yetmezliği yaşayan hasta sayısının da arttığını belirterek, bu nedenle evde sağlık bakım hizmetlerinde de ciddi artışlar görüldüğünü aktardı.

Asıl hedeflerinin organ bağışının yaygınlaştırılmasıyla sağlanacak nakilleri artırmak olduğunu ifade eden Shaheen, hastaların büyük kısmının organ bağışının azlığı nedeniyle nakil olamadığını, bunun da özellikle böbrek yetmezliği gibi durumlarda hem ülke ekonomisi hem de kişiler için büyük bir felaket anlamına geldiğini dile getirdi.

 

"HER 10 İNSANDAN BİRİNİN ORGAN NAKLİNE İHTİYACI VAR"

Prof. Dr. Faissal Shaheen, şu anda organ yetmezliğinin dünyanın her yerinde ciddi bir sorun olduğunu aktararak, şöyle devam etti: "Her 10 insandan birinin organ nakline ihtiyacı var. Şu an böbrek yetmezliği için bakacak olursak birçok hasta ya diyalizde ya da organ nakli beklemekte. Kadavradan organ nakli yapabilirsek canlıdan nakillerin azaltılmasını sağlayabiliriz. Yani kadavradan yapılan nakillerin oranlarını yükseltmeliyiz. Bunu sağlayabilmek için yapacağımız teşvik, bu konudaki arz ve talebi dengeleyecektir. Özellikle hastane personelinin bu konuda çok iyi eğitilmesi gerekiyor. Medyanın da hastane personelinin eğitimine ek olarak çok önemli bir görevi var. Negatif medya söz konusuysa organ bağışını tamamen baltalayabilir. Aksine pozitif medya da organ bağışı konusunda cesaretlendirebilir, teşvik edebilir. Buna ihtiyacımız var. Sadece bir hastanın organları 8 kişinin hayatını kurtarabilir. Türkiye'de 10-14 yıl önce organ bağışı oranları daha düşüktü ancak zaman içinde bu konuda artış sağlandı. Bu ivmeyi hem yerelde hem de küresel ölçekte artırmak için özellikle yoğun bakım olmak üzere, hastane personelinin çok iyi eğitilmesi önemlidir."

 

Faissal Shaheen, Türkiye'nin canlıdan nakilde birinci sırada yer aldığını hatırlatarak, "Ancak kadavradan organ nakli konusunda tüm ülkeler çok kötü durumda. Oranların çok daha iyi olması gerekiyor. Herkesin bir bütün halinde çalışması gerekiyor. Özellikle kadavradan nakil konusunda İspanya çok başarılı bir örnek" şeklinde konuştu.

 

"ORGAN YETMEZLİĞİ DÜNYANIN EN BÜYÜK SAĞLIK SORUNLARINDAN"

Organ Nakli Koordinatörü Dernek Başkanı Dr. Yavuz Selim Çınar da tedavisi sadece organ nakli olan hastalıklar hem Türkiye'de hem de dünyadaki en büyük sağlık sorunlarının başında geldiğini söyledi.

Çınar, "Organ naklini gerçekleştirebilmemiz için bağışlanan bir organa ihtiyacımız var. Bu konuda da toplumun bilgi sahibi olmasının çok büyük önemi var. Özellikle medya çalışanlarına bu konuda çok büyük görevler düşüyor" dedi.

 

Uluslararası çalışmaların sonuçlarına göre, organ bağışı ve nakillerine yönelik yayınların artmasıyla bağış oranlarının da yükseldiğini aktaran Çınar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ben aynı zamanda Bursa Organ Nakli Koordinatörü olarak çalışıyorum. Bursa 9 koordinasyon bölgesinden biri. 6 yıl önce göreve ilk geldiğimde organ bağış oranları yüzde 15'ler düzeyindeydi. Bugünkü oranlara baktığımızda bağışların yüzde 60 seviyesine çıktığını görüyoruz. Her 100 beyin ölüm vakasının 60'ının organlarının bağışlandığını görüyoruz. Özellikle burada yerel ve ulusal çapta medya ile yaptığımız çalışmanın çok büyük bir önemi olduğunu vurgulamak istiyorum. Özellikle bu konuda toplumun tüm katmanlarına ulaşmak için medyanın gücü ve desteğine her zaman ihtiyaç duyuyoruz."